ASLI NUR's profileMü'min, fikrederken, sev...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    November 06

    İLAHİ YOL

    Günlerim bilinmez bir huşu içinde ordan oraya savrulmakta.

    ilahi yolu aramakta, biliyorum çok uzakta değil,

    ''Gel'' dese gidecek kadar yakınım,

    ''Tut'' dese tutacak kadar yakınım,

    Tüm bilinmezlerim silindi birden aklımdan!

    Ne kadar olumsuzluklar varsa ,

    Bir bir yok oldu güncemden,


    Ben şimdi benliğini bulmuş,

    Uykusuz gecelerin secde izinde ,


    Yağmurun dinip gökyüzünün açtığı gibi,

    Bende şimdi yağmurum, alabildiğine sağnak ve hiddetli ....

    Aslı Nur Erdem

    Comments (2)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    ahmed akwrote:
    Vakit darsa,
    Daldaki tek yeşil yapraksan,
    Tüm yapraklar düşüyorsa tek tek,
    Her gidişin adı sonbahar oluyorsa,
    Ve sen ilkbaharı temsil ediyorsan,
    Sımsıkı tutun, tutunduğun dala..
    İlkbaharı son kez görmek istiyen gözler için
    Yemyeşil bir tebessüm yolla...


    Vakit darsa;
    Daldaki tek çarpan yürek seninse,
    Yürekler sararmış solmuşsa başka dallarda..
    Tutunmak zorsa da,
    Tutun sımsıkı, sımsıkı tutun tutunduğun dala..


    Vakit dar;
    Zaman hızla sarartıyor yaprakları
    Hızla soluyor yürekler, hızla düşüyor bir bir
    Bu dar vakitte, geniş duruşlara ihtiyacı var dünyanın..
    Bu dar vakitte, daralmasın ruhun, sıkılmasın
    Sen sımsıkı tutun da,


    Kadir olan Rabbim geniş mi geniş eylesin yüreğini..
    O tutsun seni,
    Hiç bırakmasın...

    Baki selam ve dua ile abla
    Nov. 7
    mustafawrote:
    Sabredin Kardeşlerim sabredin nede olsa kışın sonu bahardır Sabredin Şahadete az kaldı Buda gelir buda geçer ağlama Yürekleri dağlama Allah`a dayan, sa`ye sarıl, hikmete râm ol!`Yol varsa budur başka bilmem çıkar yol İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
    Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
    Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
    Benimse alın yazım, yokuşlarda hep susamak.
    Taş Yeşermez geçmiş olsada nevbahar
    Toprak olda bak nasıl güller açar
    Taş gibi idin çok gönül kırdın yeter
    Toprak ol üstünde hoş güller biter
    Sorsalar,tanımam bilmem kendini
    Bildiğim,bir güzel Allah dostuna hasretti
    Gönlünün muradı yıktı bendini
    Kapılıp gittiği SEL’e hasretti.
    Sevgiyi yıllarca aradı belki
    Gönülleri bir bir taradı belki
    Buldu,huzurunda eridi belki
    Bulduğu o nurlu YOL’a hasretti.
    Doğdun ve büyüdün,geçti mi yıllar?
    Acıyı tatlıyı seçti mi yıllar?
    Hizmetle çiçekler açtı mı yıllar?
    Vuslata erdiği bu YIL’a hasretti.
    Hasretti yıllarca güzel olana
    Hasretti gönülden dil’e dolana
    Hasretti yürekten seslenip ona
    Kulağında çınlayan Allah dostuna hasretti.
    Sevgisiz yaşamak ne zorlu çile
    Yaşamıyor onsuz çiçekler bile
    Gülistan kokusuz sessiz bülbüle
    Sözlükte olmayan DİL’e hasretti.
    Görmek ve bilmek ,işte dört hece
    Doğruyu yaşamak gündüz ve gece
    Teslimiyet denilen zorlu bilmece
    Edep çizgisinde KUL’a hasretti.
    Hayallerin mi vardı genç kızlığın da?
    Bir sevda masalı yalnızlığında
    Kavrulmak bir terim aşk sözlüğünde
    Yanıp tutuştuğu KÜL’e hasretti.
    Kurumuş toprakta bir küçük fidan
    Kavrulup gitmek ihtimal her an
    Sevgi damlasını verdi BAHÇİVAN
    Yeşerip açacağım DAL’a hasrettim.
    Önünde açıldı bir hizmet yolu
    Gönlüne serildi sevginin tülü
    Vızılda dediler,peteğin dolu
    Damağına sürülen BAL’a hasretti.
    Dediler,zulmeti aşkıyle söndür
    Yüzleri nefretten sevgiye döndür
    Biçareyi bu son kervana bindir
    Muradı köprülük,SAL’a hasretti.
    Bir yer vardı hep dosdoğru gidilen
    İkramında helal lokma tadılan
    HAKKA boyun büküp tövbe edilen
    Uzanıp tuttuğu EL’e hasretti.
    Bildi ki bu yol kutlu bir yoldu
    Hizmetin tadı kalbine doldu
    Sadakat adıyle bilinir oldu
    Hizmetle son bulan ROL’e hasretti
    O’nun sevgisiyle yaşayan,yaşamış ve
    sonsuza kadar yaşayacak olan bütün kalplere..
    Sevgisi denizlere sığmadı Dostlar şahidimiz...
    Kim demiş Yahudi’nin bükülmez hiç bileği
    Gün gelir isyan kokan bilekler de bükülür
    Sonunda kabul olur mazlumların dileği
    Ve Kudüs yollarına papatyalar dökülür
    Yahudi kahrolacak budur ilahi yasa
    Şeref ve namus için imzalandı bu akit
    Ey benim kara sevdam gözyaşını artık sil
    Daha çok direnmenin vaktidir gelen vakit
    Şimdi ağlamanın ve susmanın vakti değil
    İşte haykırıyorum üstüne basa basa
    Filistin başımızın üzerinde nur gibi
    Haysiyettir, şereftir, memlekettir, vatandır
    Sanki günde beş vakit karşımda durur gibi
    Elleri ellerimde sevdayı anlatandır
    Dilerim yüreğinden eksilmesin hiç tasa
    Şahadet türküleri hep bir ağızdan derken
    Üfürür tatlı tatlı sonsuz alemin yeli
    Bugün olmazsa yarın ve belki daha erken
    Elbet ödetilecek ihanetin bedeli
    Yenildi bir hevesle, hırsa ve ihtirasa
    Set tarsın sen, setr eyle, rüsva etme âleme
    Mecalsiz bedenimi sürükleme aleme
    Hâlimi arz etmeye yetmez hiçbir kelime
    Hakikat atlasını önüme ser ya Rabbi!...
    Amacım insana hizmet değilse
    Neden efkârıma dost arıyayım?
    Benimki sadece aşka meyilse
    Neden efkârıma dost arıyayım?
    Hoyratça soldursam açan gülümü
    Hissederim içten gelen ölümü
    Çöle ulamışsam kendi çölümü
    Neden efkârıma dost arıyayım?
    Sulu sepkenlere dönse gözyaşım
    Zirveden inmese belalı başım
    Zamanla yarışıp yükselse yaşım
    Neden efkârıma dost arıyayım?
    Meğerki kaybetsem yaren yoldaşı
    Neme gerek artık gönül sırdaşı
    Netice bağrıma basmaksa taşı
    Neden efkârıma dost arıyayım?
    Yüce Rahman adıyla sana verdim selam
    Gel dostum oturalım edelim iki kelam
    Paylaşalım acımızı dinleyelim meram
    Can dostluk kolayına kazanılırmı
    Sızlayan yüreği dost gibi saran olmaz
    Her aradığında dost gibi can bulunmaz
    Yaralıyım yanmışım sesimi duyan olmaz
    Can dostluk kolayınan kazanılırmı
    Derdim çok dostum beni dinlermisin
    Bir acı kahveni benden esirgermisin
    Dost kapını çalsam misafir edermisin
    Can dostluk kolayına kazanılırmı
    Aşık alır sazı görmese de eline
    Söz söyler yürek düşer ateşe
    Kim bakar o zaman güzele çirkine
    Dost dost diye diye vurur sazın teline.
    Seherde doğarsın güneşle birlikte
    Azık diye koyarsın sevgiyi heybene
    Gönül saray olur çatı olmasın üzerinde
    Dost dost diye diye vurur sazın teline...
    Kime kalmış koca dünya sana da kalmaz
    Karun olsan da kapılar parayla açılmaz
    Mevlam yol vermezse dağlar aşılmaz
    Dost dost diye diye vurur sazın teline.
    Anladım ey dost anladım artık
    Bendeki bu sıkıntılar maddi değil
    Anladım ey dost anladım artık
    Bende ki bu açlık manevi
    Bizdeki dertler dermansız değil
    Bizdeki yaralar merhemsiz değil
    Ve bendeki dost dostsuz değil
    Anladım ey dost Anladım artık
    Felek yerden yere, vurdu bir kere
    Sinmeyip de, ya dost, garip neylesin?
    Döktüğü göz yaşı, oldu bir dere
    Dinmeyip de, ya dost, garip neylesin?
    Gönlüm ne yardadır ne serde
    Hak bildiğim gönül verdiğim yerde
    Duacıyım gönül dostlarıma vakti seherde
    Dost meclisine girmeye geldim
    Gönül ne çayhane ister ne kahvehane
    Gönül sohbet ister kahve ise bahane
    Dost meclisinde dökülür sözler dane dane
    Dost meclisinden dem almaya geldim
    Dost meclisinin havası bile başka
    Sohbetler kaynatılır gönül gelir aska
    Gönül dostlarının sohbetleri bile bambaşka
    Dost meclisinde pişmeye geldim
    Ağlaya ağlıyı durma karşımda
    Dost beni gönder de var andan ağla
    Kirpikleri top top etmiş kaşında
    Dost bizi gönder de var andan ağla
    Dostun zülüfleri bölük bölüktür
    Menim ciğerciğim delik deliktir
    Muhabbetin sonu tez ayrılıktır
    Dost beni gönder de var andan ağla
    Günler hep güzeldir, Cuma en güzel.
    Gönül dergahın da, ağlayınca dost.
    Öyle bir vakit ki, mümine özel.
    Gönül dergahın da, ağlayınca dost.
    O gün o saatte, son bulur acı.
    Cümlesi dertlerin, olur ilacı.
    Yeter ki olmasın, kalp kırıcı.
    Gönül dergahın da, ağlayınca dost.
    Gülistan gülleri, dosta feda dır.
    Dostun dergahında, hoş bir seda dır.
    Cuma bereketi, dost Kuran’da dır
    Gönül dergahın da, ağlayınca dost..
    Gönülden gönüle geçen her söze
    Bir başka oluyor dost muhabbeti
    Dostla huzur bulur bu can yüz yüze
    Bir başka oluyor dost muhabbeti
    Haliyle diliyle dostun yanında
    En ufak mimiği anlar anında
    Her zaman dostunun hüsnü zanında
    Bir başka oluyor dost muhabbeti
    Arayıp da sorar görmezse onu
    Bulmazsa zor gelir o günün sonu
    Konuşurken hoştur sesinin tonu
    Bir başka oluyor dost muhabbeti
    Kolay anlaşırlar kafaları bir
    Bir birine uykun sefaları bir
    Başına hal gelse çefaları bir
    Bir başka oluyor dost muhabbeti
    Ne aran yabancı gönül bağımda
    Her gelen mihmana gülüm yok benim
    Yanmış yüreğine sular serpecek
    Çağlayanlar tutmuş gölüm yok benim
    Bakmadı gözlerim yadı yabana
    Altını akçeyi katma çabana
    Benim için yakma yazık abana
    Kutnu kumaş dokur elim yok benim
    Yarimden başkası süslemez düşüm
    Ondan gayrısına açılmaz döşüm
    Şükürler Allah'a eğmedim başım
    Töreleri çiğner yolum yok benim
    Dokunmaz ŞAHİNİ mahrem harama
    İnanmazsan getir tuz bas yarama
    Taşlar dile gelir bende arama
    İhanete aşna dilim yok benim
    Yedi iklim yedi devlet dolaştım
    Yer üstünde yer altında çalıştım
    Her cefaya her eleme alıştım
    Alışılmaz, dayanılmaz bu hasret
    Gönlüm yara bağrım hicran doludur
    Bu hasretim yerden gökten uludur
    Ben ölmedim umutlarım ölüdür
    Alışılmaz, dayanılmaz bu hasret
    Bilmeyenler anlayamaz derdimi
    Gölge olur olmaz bana yardımı
    Hasret ile sayıkladım yurdumu
    Alışılmaz, dayanılmaz bu hasret
    Zülf-ü kâküllerin amber misali
    Buy-u erguvan dan güzelsin güzel
    Kızarmış gonca gül gibi yüzlerin
    Şah-ı gülistan dan güzelsin güzel
    Yüzünde yeşil ben aşikar olmuş
    Çekilmiş kaşların zülfikâr olmuş
    Gözlerin aleme hükümdar olmuş
    Mihr-i süleyman dan güzelsin güzel
    Kurulmuş göğsünde bahçe-i vahdet
    Hatmolmuş kadrinle tûbayı hikmet
    Cemalin seyreden istemez cennet
    Sen huri gılman dan güzelsin güzel
    Gözlerin velfecri benzer imrân 'e
    Seni seven âşık olur divane
    Yanakların şûle, vermiş cihana
    Yüz mahı taban dan güzelsin güzel
    Çiğ düşmüş çayıra benzer yüzlerin
    Âşıkın öldürür şirin sözlerin
    Mısrın hazinesi değer gözlerin
    Zühre-i rahşan dan güzelsin güzel
    Sıdkı der suretim hattın secdegâh
    Cümle güzellere oldum pişegâh
    Güzeller tacısın yüzün padişah
    Yusuf-u kenan'dan güzelsin güzel
    O yol ki Allaha çıkmaz,ayak incinir
    Aşınır ilk durakta yürek incinir
    Bu dünya vehimler,düşler alemi
    Bir yalana satılır, gerçek incinir
    Uzakta,uzakta vatanı ruhların
    Hangi menzile varsan,varmak incinir
    Kardeşlerim sıkıntılar çoğalıyor insanlar nefsine yöneliyor kıyametin alameti gibi artık kimse kimseyi görmüyor herkes kendi derdine düşmüş maddeten göçürdüler ama maneviyatınızdan göçük vermeyin
    Kaybettiklerimizi maneviyatla kazanırız Mustafa BALCI Yazar yenidunyagazetesi@hotmail.com
    Nov. 7

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://cid-3d396a794ab53963.spaces.live.com/blog/cns!3D396A794AB53963!2999.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None